HALÂ ÖLÜMLE KORKUTARAK AŞIYA MAHKUM ETMEYE ÇALIŞIYORLAR

Dr.Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER

Bütün dünyayı allakbullak hale getiren koronavirüs salgınının, Allah(CC)’ın bir müsibeti olduğu gerçeğini gözlerden kaçırtarak, Küresel bir çetenin kontrolunda, insanların bu dersi almalarını önlemek isteyenlerin oyununu artık görmelisiniz. .

‘’Falan kes aşı olmadığı için öldü’’.” Filan kes aşılarını yaptırdı ölümü atlattı’’ kabilinden bazı yetkililerden açıklamalar duydukça şaşkına dönüyoruz. Bu kabil ifadeler maazallah insanı küfre götürebilecek ifadelerdir.

ECEL DEĞİŞİR Mİ?

Her ferdin ve toplumun bir eceli vardır. Ecel tek olup Allah’ın kazâ ve kaderiyledir. İnsanları dirilten, rızıklandıran ve öldüren Allah olduğundan, eceli belirleyen de O’dur. .

” Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez. ” (el-Vâkıa 60/61) âyetleri bu hususu ortaya koymaktadır.

Kur’an âyetlerinden anlaşıldığına göre, ecel ne vaktinden önce gelebilir ne de geciktirilebilir: .

“Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar, ne de bir an ileri gidebilirler” (el-A’râf 7/34; Yûnus 10/49), “Allah eceli geldiğinde hiçbir kimse için erteleme yapmaz…” (Münâfikun 63/11).

Allah(cc) kendi mülkünde, kendi yarattığı kullarını bugüne kadar asude bir şekilde yaşattığı yurtlarında iki yıldır korku ve endişe içerisinde yaşatıyor. Bu bir küresel müsibetten başka bir şey olabilir mi? .

“Biz mutlaka sizi biraz korku, biraz açlık yahut mala, cana veya mahsullere gelecek noksanlıkla imtihan ederiz. Sen sabredenleri müjdele!” (Bakara, 155) !

“Kendilerine yapılan öğütleri unutunca, biz kötülükten men edenleri kurtardık ve zalimleri, Allah’a karşı gelmelerinden ötürü şiddetli azaba uğrattık.” [Araf 165] .

”Biz de açık seçik mûcizeler olmak üzere onların üzerine tûfan, çekirge, haşarat, kurbağalar ve kan gönderdik. Yine de büyüklük tasladılar ve günahkâr bir kavim olmakta direndiler”(Araf 133)

Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine sağanak halinde, rabbin katında işaretlenmiş taşlar yağdırdık. Böyle cezalar zalimlerin başından hiç eksik olmaz.( Hud 82-83)

Onların çoğu, Allah’a ancak şirk koşarak inanırlar. Yoksa onlar, farkında olmadıkları bir sırada Allah’ın azabından kendilerini kuşatacak bir felâketin gelip çatmasından veya kıyâmetin ansızın başlarında kopmasından emin mi oldular? (Yusuf.106,107)

”Allah, bir şehri size misâl getirdi. (Bu şehir) emniyet ve huzûr içinde idi, ona rızkı her taraftan bol bol geliyordu. Fakat (halkı) Allah’ın ni’metlerine nankörlük etti; Allah da onlara, (özene bezene) yapmakta oldukları şeyler sebebiyle açlık ve korku elbisesini tattırdı!

Yüzelli yıldır Allah(CC) İspanyol Gribi, Tavuk Gribi, domuz Gribi bugün de Koronavirüsle, depremler, seller, yangınlarla insanlığı ikaz buyuruyor.

Bu musibetlerden ibret alıp Allah(CC)’ın nizamına aykırı gidişatımızı değiştirecek hiç bir adım atmıyoruz.

Alkollü içeceklerin üretimi, satışı ve içilmesi halâ bütün hızı ile devam ediyor.

Faizciliğin karıştığı her türlü muameleler halâ bütün hızı ile devam ediyor.

Sıgara üretimi ve satışı halâ bütün hızı ile devam ediyor.

Her türlü sapkın ilişkileri teşvik edici kurum ve kuruluşların çalışmaları halâ bütün hızı ile devam ediyor.

Resmi fuhuş yuvaları, umumhaneler faaliyetlerine halâ bütün hızı ile devam ediyorlar.

Genetik yapıları değiştirilmiş ürünleri üretmek ve satmak hala bütün hızı ile devam ediyor

Rabbimizin haram ve necis olduğunu beyanettiği hayvanın katkı maddelerini içeren ilaç ve aşılar yerine milli ve yerli helal ürünler halâ üretilmiyor.

Anayasa ve yasalar ecnebi tasallutundan temizlenerek yeni bir düzene halâ gelinmedi.

Giyim kuşam tesettür, düğünlerimiz, kadın erkek ilişkilerimiz dejenerasyonları halâ devam ediyor.

Nesillerimizi mahveden Eğitim Sistemi halâ bütün hızı ile devam ediyor

Bu musibetten maske takmakla,sosyal mesafeye uymakla, fiziksel temizlikle, hele hele önümüze içeriklerine yeterli güvenceyi sağlamadan baskılarla sunulan aşılarla, bu musibetten kurtulamıyoruz. Görünen o ki bu gidişle musibeti atlatamayacağız.

Toplum olarak bu ıslahatları yapamıyorsak dahi, fertler olarak Müslümanca muhasebemizi yapmalıyız, geçmişte yaptığımız yanlışlarımızı hatırlamalı güzelce bir nasuh tövbesi yapmalıyız. Bundan sonramız için yeni bir yol haritası yapmalıyız. Ümmet için dualar yapmalıyız. Ümmet için kalıcı hizmetlerin yapılmasında öncüler olmalıyız.. İnsanlık, Allah(CC)’ın gazabını bütün insanlara gösterdiği bu günde ders almamaya devam ederse bilelim ki Ölümle korkutup aşıya mahkum etmeye çalışanlar da, bu oyuna düşenler de, bütün insanlık olarak, daha büyük musibetlere hazır olmalıyız. Rabbimiz bizi sıratı müstakimde sabit durmayı nasip buyursun. Her türlü felaketlerden bizi muhafaza buyursun. .

News Reporter