ÇOCUK EĞİTİMİNDE HELAL LOKMANIN ÖNEMİ

Gerçekleri yansıtmayan aşırı abartılı reklâmların yönlendirmesi, bilinçsiz beslenme alışkanlıkları, yeni şeylere karşı hayranlık ve kamu kurumlarının halkı doğru bilgilendirmede gösterdiği acziyet, ister fakir ister zengin muhitlerde olsun, kola ve boyalı/boyasız, gazlı/gazsız içeceklere aşırı bir düşkünlüğün oluşmasına sebep olmuştur. Kola ve renkli/renksiz gazozlar artık çoğu ailelerin olmazsa olmaz içeceği haline gelmiştir.

Peki, bu gelişigüzel ve bilinçsiz alışkanlıklarımızın sağlığımıza ve dinî hayatımıza zarar verebileceğini neden düşünmüyoruz?

Çocuğunuza verebileceğiniz en büyük zarar, onu devamlı bir kola ve gazoz içicisi, kola ve gazoz bağımlısı yapmamızdır. Bu kötü alışkanlıktan onu korumanızın en sağlam yolu ise evimize kola ve gazlı içecekler sokmamaktır. Unutmayın, evde çocuk varsa sofranızda devamlı bulunması gereken tek içecek; su ve süt olmalıdır.

Dünyanın en yararlı içeceği olan sütten korkmayın! Yaşlandıkça insanların kalsiyum ve D vitaminine olan ihtiyacı artar, bu nedenle süt, yalnız çocukların değil, erişkinlerin de ihtiyacıdır. Bundan ötürü Devletin, köylüden soframıza gelirken üç misli fiyat farkı ile satılan sütün halka daha düşük fiyatla ulaşması için gerekli tedbirleri alması lazımdır.

Öncelikle bilerek veya bilmeyerek yapmaya devam ettiğimiz ve bize dayatılmış “Sağlıksız Yaşam Tarzı”nın bir uzantısı olan “Sağlıksız Beslenme” alışkanlıklarımızı evlerimizde ve okullarımızda artık terk etmeliyiz. Okul eğitimlerinde Helal ve Tayyib Beslenme bilgilerini ders programları haline getirmeliyiz.

Abur cubura dikkat !..

Maalesef bütün çocuklar cips, kraker, çikolata ve şekerlemeleri çok sever. Zaten bunlar da çocuklar için üretilir; bunların üretimlerinde kullanılan proses, katı maddeleri ve yağlar ise hem sağlık ve hem dini açıdan problem oluşturabilmektedirler. Bu sebeple bu tip yiyeceklerin öncelikle tarafsız bir kurumun denetiminden geçirilmesi önemli bir tedbir olacaktır. Ayrıca denetimden geçmiş olsa bile, bu tür ürünlerin sıkça ve fazla tüketilmesi iştahı kapattığı için çocuğun beslenmesini ve dolayısıyla sağlığını da kötü yönde etkiler. Abur cubur yiyecekleri sık, zamansız ve fazla tüketen çocuklar genellikle kilo alamazlar ve vücutları dirençsiz kalır. Bu nedenle de sık hastalanırlar.

Yeni beslenme alışkanlıklarından fast-food beslenme kalbe zarar vermektedir.

Daha çok hazır yiyecek satışı yapılan yerlerde uygulanan yüksek ısıda pişirme tekniği, doğal yağların içeriğinde kimyasal değişiklikler oluşturur. Bu besinler başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına davetiye çıkarır. Bu nedenle uzmanlar “fast-food” olarak adlandırılan beslenme alışkanlığının gençler arasında yaygınlaştığını ve kalp krizi geçirme yaşının da giderek düştüğünü vurguluyor. Kalp krizinin 40 yaşın üzerinde yaygın görüldüğü ifade edilse de, son yıllarda Türkiye genelindeki istatistikler gözden geçirildiğinde kalp krizinin 12’li yaşlara kadar indiği görülür. Son yıllarda 12, 15, 17 yaşlarındaki çocuklarımızın ani kalp krizi sonucunda vefat haberleri konunun ne ölçüde önemli olduğunun göstergesidir.

Zararlı, tehlikeli ve dinen mahzurlu olabilen çeşitli kimyasal katkı maddeli hazır gıdalar yerine, evlerimiz ve okul kantinlerimiz yeni bir gıda diyet formatına döndürülmelidir. Yaş meyve ve bunların taze sıkılmış meyve sularından, yurdumuzda bol miktarda yetişen ceviz, fındık, fıstık gibi kuru yemişlerden, süt, ayran, peynir, zeytin, kepekli, yulaflı unlardan yapılmış ekmeklerden oluşan bir diyet formatının çocuklarımızın “Sağlıklı Beslenme”sine uygun bir format olduğunu düşünüyoruz.

Unutmayalım ki bu konuda hepimiz mesuluz. Peygamberimiz (sav) efendimizin hadisi gözlerimizin önünden bir an dahi gitmemelidir.

“Hepiniz, bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi, siz de evinizde ve emriniz altında olanları Cehennemden korumalısınız! Onlara müslümanlığı öğretmezseniz, mesul olursunuz.” (Müslim)

News Reporter