Haberler

MİRAÇ KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUN…

Dr. Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayımladığı takvime göre 2026 yılının ilk kandili olan Miraç Kandili’ni, 15 Ocak 2026 Perşembe günü idrak edeceğiz. Recep ayı içerisinde yer alan bu mübarek gece, Müslümanlar tarafından dua, namaz, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ibadetlerle geçirilecek.

Feyiz ve bereketin coştuğu mübarek gecelerimizden biri de Miraç Gecesidir. Miraç bir yükseliştir, bütün süfli duygulardan, beşeri hislerden ter temiz bir kulluğa, en yüce mertebeye terakki ediştir. Resulullah(sav)’in şahsında insanlığın önüne açılmış sınırsız bir terakki ufkudur.

Bu ulvi seyahat, mucizelerin en büyüğüdür. Miraç mucizesi Kur’ân-i Kerimde âyetlerle anlatılmış ve varlığı inkâr edilemeyecek bir şekilde ortaya konmustur. Bu îlâhî yolculuğun ilk merhalesi olan Mescid-i Aksâya kadarki safha Kur’ân’da şöyle anlatilir:

“Âyetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan alıp çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O her şeyi hakkiyla işiten, her şeyi hakkiyla görendir.” (Isra Suresi, 1)

Miracın ikinci merhalesi de Mescid-i Aksâdan başlayarak semânin bütün tabakalarindan geçip tâ İlâhi huzura varmasıdır. Bu safha da Necm Sûresinde şöyle’ anlatılır:

“O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakin oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. O’nun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Simdi O’nun gördügü hakkinda onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki onu bir kere daha hakiki suretinde gördü. Sidre-i Müntehâda gördü. Ki, onun yanında Me’vâ Cenneti vardir. O zaman Sidre’yi Allah’in nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de baska bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü.” (Necm Suresi, 7-18.)

“Allahım, Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederiz.” “Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. (Yûnus Sûresi: 10.)

“Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi sapıklığa meylettirme. Yüce katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak ki veren Sensin, duâ edip istediklerimizi bize bağışlayan Sensin.” (Al-i İmrân Sûresi: 8.)

“Ey Rabbim! Beni ve zürriyetimi namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duamı kabul et! “Ey Rabbimiz! Herkesin hesaba çekileceği günde beni, ana-babamı ve müminleri bağışla!” (İbrahim Suresi 40-41)